Kanada'da İlk Yıl: Göçmenlik Stresi ve İş Bulma Kaygısıyla Nasıl Başa Çıkılır?
- Malik Kubilay Çadırcıoğlu
- 14 Tem
- 3 dakikada okunur

"Zamanla alışırsın", "İlk yıl ben de çok zorlanmıştım", "İlk işini bulduktan sonrası kolay."...
Bu cümleler eminim Kanada'ya geldikten sonra yaşadığınız zorlukları paylaştığınızda ilk duyacağınız bazı cümleler olacaktır. Anlaşılmak, benzer deneyimlerden geçmiş insanları dinlemek belki bir rahatlama ya da umut hıssettirebilir. Ama zamanla alışacak olduğunuza inanmak ya da ummak ilk bir kaç yılın zorluğunu ortadan kaldırmaz. Sabah uyandığınızda bir an nerede olduğunuzu unutabilirsiniz. CV'nizi elli yere gönderip, tek bir geri dönüş alamamanın getirdiği umutsuzluğu iliklerinize kadar hissedebilirsiniz. Markette bir soru sorduğunuzda ve "Sorry, What?" cevabını aldığınızda kendinizi yetersiz hissedebilirsiniz. Bunların hiçbiri tuhaf değil. Aslında göçmenlik sürecinin çoğu insanın yaşadığı ama yaşayacağını planlayamadığı bir kısmı.
Bu yazıda Kanada'daki ilk yılın neden bu kadar yorucu geldiğini, iş bulamamanın aslında neden sadece "işsizlik" meselesi olmadığını ve bu süreçte kendinize nasıl daha iyi bakabileceğinizi anlatmaya çalışıyorum.
İlk yıl neden bu kadar ağır geliyor?
Bir ülkeyi geride bırakmak sadece bir adres değiştirmek değil. Alıştığınız sokakları, sizi hiçbir şey anlatmadan anlayan arkadaşlarınızı, yıllarca inşa ettiğiniz mesleki kimliğinizi, bazen kendinize dair bildiğiniz her şeyi de geride bırakıyorsunuz. Aynı anda yeni bir dile, yeni bir iklime, yeni sosyal kurallara, yeni bir ekonomik gerçekliğe uyum sağlamaya çalışıyorsunuz. Bu kadar çok şey birden değişince beden de zihin de sürekli tetikte kalıyor.
Yorgunluk, uykusuzluk, sebepsiz sinirlilik, en basit kararları bile verememe, hatta açıklanamayan ağrılar... Bunların hepsi bu kadar büyük bir değişime verilen gayet anlaşılır tepkiler. Sizin "dayanıksız" olduğunuzu göstermiyor.
İş bulamamak neden bu kadar dokunuyor?
Yıllarca bir alanda çalışıp kendinizi kanıtlamış biri olabilirsiniz. Sonra "deneyiminiz yeterli değil" ya da "Kanada deneyimi aranıyor" cevabıyla karşılaşmış olabilirsiniz. Bu sadece pratik bir engel gibi görünse de aslında kimliğinize dokunan bir zorluk. Aklınızdan belki şunlar geçebilir:
Bunca yılın emeği boşa mı gitti?
Doğru kararı mı verdim?
Ya hiçbir zaman eskisi gibi olamazsam?
Bu sorular gayet normal ama bir yandan da sizi yiyip bitirebiliyor. Zamanla umutsuzluğa dönüşebiliyor. Önemli olan ve bilmeniz gereken şu: bu kaygı sizin yetersiz olduğunuzun değil, sürecin gerçekten zor olduğunun bir işareti.
Peki ne yardımcı olabilir?
Belirsizliği çözülecek bir problem değil, yönetilecek bir süreç gibi görün. İş bulma süreci öngörülebilir bir süreç değil. "Üç ayda iş bulacağım" yerine "bu hafta atabileceğim küçük bir adım var" demek kaygıyı ciddi şekilde azaltabilir.
Yalnızlığı hafife almayın. Göçmenlik sürecinde en az konuşulan ama en yıpratıcı şeylerden biri yalnızlık. Bir topluluğa, bir gruba, hatta online bir platforma dahil olmak bile "anlaşılıyorum" hissini geri getiriyor, ve bu duygusal olarak kendinizi korumanıza yardımcı olabilir.
Duygularınızı ana dilinizde konuşmaktan çekinmeyin. İngilizceyle günlük hayatınızı rahatça yürütüyor olsanız bile, kaygı, suçluluk ya da yas gibi derin duygular söz konusu olduğunda ana dilinize ihtiyaç duyabilirsiniz. Bu gayet doğal, çünkü en yoğun duygularımızı genelde ilk öğrendiğimiz dilde hissederiz.
Yardım istemekten çekinmeyin. Kanada ülke olarak ruh sağlığına oldukça önem veriyor. Özel sağlık sigortaları ile ücretsiz ya da çok cüzi bir ücretle, yine sığınmacı statüsündeyseniz IFHP kapsamında ücretsiz psikolojik destek alabiliyorsunuz. Bu imkanlardan faydalalanmak, göçmenliğin en zorlu evrelerinde daha güçlü kalmanıza ve hedeflerinize giden yolda daha kararlı olmanıza destek olacaktır.
Ne zaman yardım almanın vakti gelmiş olabilir?
Birkaç haftadır aşağıdakilerden birkaçını yaşıyorsanız, bir uzmanla konuşmak iyi gelebilir:
Sürekli tetikte hissetmek
Uyku düzeninin bozulması
Basit işleri bile yapmakta zorlanmak (başvuru yapmak, ev işleri, sosyalleşmek)
Kendinizi sürekli eskisiyle kıyaslayıp suçluluk hissetmek
"Hiçbir şey değişmeyecek" hissine kapılmak
Yine de unutmamak gerekir. Bunlar zayıflık göstergeleri değil. Zihninizin büyük bir değişime tepki verdiğinin işareti.
Yalnız değilsiniz
İki Therapy'de Kanada'daki Türkçe konuşan bireylere terapi desteği veriyoruz. Göçmenlik stresi, iş bulma kaygısı, aidiyet ve kimlik sorunları üzerine, sizi kültürel olarak da anlayan bir terapistle çalışabilirsiniz.
Sığınmacı başvurusu sürecinde olan ve IFHP kapsamına giren danışanlarımız için uygunluk kontrolü de yapıyoruz. Bir işte çalışıyorsanız, işvereninizin sunduğu sağlık sigortası paketini de kontrol etmenizi öneririz. Birçok Kanada işvereni, "extended health benefits" adı verilen ek sağlık sigortası kapsamında terapiyi ücretsiz ya da çok uygun bir katkı payıyla sunuyor. İnsan kaynakları departmanınıza ya da sigorta sağlayıcınıza sorarak bu hakkınız olup olmadığını kolayca öğrenebilirsiniz.
Bu süreçte tek başınıza olmak zorunda değilsiniz. 15 dakikalık ücretsiz ön görüşme randevunuzu oluşturmak için bize ulaşın.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, profesyonel bir terapi ilişkisinin yerini tutmaz. Destek almak isterseniz bir ruh sağlığı uzmanına danışmanızı öneririz.






