Kanada’da Göçmen Olmak


Yeni bir ülkeye taşınmak heyecan verici bir başlangıç gibi görünse de, göç süreci sadece coğrafi bir yer değiştirme değil; aynı zamanda bireyin sosyal ağlarının, kimliğinin ve duygusal güvencelerinin yeniden yapılanmasıdır. Kanada’da yapılan araştırmalar, hem yeni gelen hem de uzun süredir Kanada’da yaşayan göçmenlerin yerleşik nüfusa kıyasla daha yüksek düzeyde yalnızlık hissettiğini göstermektedir. Biz de hem klinik çalışmalarımızda hem de bireysel deneyimlerimizde göçmenlik sonrası yaşanan yalnızlık hissi ile sık sık karşılaşıyoruz. Ne yazık ki göç edilen ülkede geçirilen sürenin uzaması yalnızlığı kendiliğinden azaltmamakta; buna ek olarak zamanla gelinen ülkedeki bağların zayıflaması da yalnızlık hissini artırabilmektedir.
Göçmenlikte Yalnızlığın Temel Nedenleri
Yalnızlık, bireyin mevcut sosyal ilişkilerinin nicelik veya nitelik olarak beklentilerini karşılamaması durumunda ortaya çıkan öznel bir duygudur. Araştırmalar, bu duygunun hem yakın insani bağların eksikliğinden (duygusal yalnızlık) hem de geniş sosyal çevreye ait olamama hissinden (sosyal yalnızlık) kaynaklandığını ortaya koyar. Bu sebepledir ki çiftlerde ya da ailelerde de yalnızlık hissi görülebilir.
Göçmenlerde yalnızlığı tetikleyen başlıca etkenler şunlardır:
Sosyal Bağlantıların Zayıflaması: Göç süreci, aile ve arkadaşlık ağlarını sınırlar ötesinde kesintiye uğratır. Bireyler özellikle göç sürecinde çok normal olan kriz anlarında destek alabilecekleri sosyal ağdan eskisi gibi destek alamayabilir. Bunun başlıca nedenleri, Kanada özelinde saat farkı, sosyal bağlantıların Kanada hakkında bilgisinin olmaması veya göçmenlik deneyiminden bihaber olmaları, gelinen ülkedeki “yurt dışına gittin, şikayet etme”, “çok zorlanıyorsan geri gel” gibi yaklaşımlar olabilir.
Dil ve İletişim Engelleri: Resmi dili akıcı konuşamamak veya günlük yaşamda duyguları ifade etmekte zorlanmak, derin arkadaşlıklar kurmayı engelleyebilir.
Kültürel İlişki Farkları ve Rol/Statü Kaybı: Doğulan ülkede komşuluk ve iş arkadaşlıkları gibi bağlar daha sıcak ve kendiliğinden gelişirken (toplulukçu bir kültürden gelindiği varsayımıyla), Kanada gibi daha bireyselci toplumlarda ilişkilerin daha mesafeli algılanması yalnızlığı derinleştirebilir. Ayrıca, kendi toplumunda saygın bir statüye veya ailevi otoriteye sahip bireylerin yeni ülkede bu rollerini kaybetmesi bir amaç ve aidiyet krizine yol açabilir.
Ekonomik Kaygılar ve Yoğun Yaşam Temposu: İş arama stresi, mesleki denklik ile ilgili uzun süreçler veya aile bireylerinin uzun çalışma saatleri nedeniyle bir arada zaman geçirememeleri yalnızlık hissini pekiştirir.
İklim ve Fiziksel İzolasyon: Kanada'nın uzun ve sert kışları, fiziksel hareketliliği kısıtlayarak bireylerin daha fazla ev ortamında zaman geçirmesine sebep olur ve bu da sosyal etkileşim imkânlarını daraltır.
Göçmenlikte Yalnızlıkla Başa Çıkma Yolları
Araştırmalar, yalnızlık bir risk faktörüyken algılanan sosyal desteğin psikolojik esenlik ve yaşam doyumu üzerinde en güçlü koruyucu kalkan olduğunu doğrulamaktadır. Bu sebeple, her ne kadar göçmenliğin getirdiği baş etmemiz gereken doğal stresörler hayatımızda olsa da, bazı değişikliklerle o stresörlerle nasıl baş edeceğimizi kontrol edebiliriz.
Bilinçli Olarak Topluluk Oluşturmak (Active Community Building): Kendi ülkenizde sosyal bağlar doğal olarak kurulurken, göç ettiğiniz ülkede bu bağları çaba göstererek inşa etmek gerekir. Topluluk etkinliklerine katılmak, kulüplere üye olmak veya gönüllü çalışmalarda yer almak yalnızlığı kırmanın ilk adımıdır. Kendi çevremi oluşturmak için attığım adımlardan birkaç örnek olarak bulunduğum şehirde ayda bir gittiğim el işi (craft) grubunu ve kitap kulübü buluşmalarını sayabilirim.
Kültürel Köklerle Bağlantıyı Korumak: Kendi kültürünüzden ve anadilinizden insanlarla dayanışma içinde olmak, algılanan sosyal desteği yükseltir. Kültürel aidiyet, göçün getirdiği uyum stresine karşı koruyucu bir işlev görür.
Fiziksel ve Sosyal Rutinler Geliştirmek: Zorlu kış şartlarına rağmen gün ışığından faydalanmak, fiziksel aktiviteler yapmak ve zihinsel odağı koruyacak günlük rutinler oluşturmak biyolojik ritmi ve alışık olma hissini destekler.
Resmi ve Yerel Destek Mekanizmalarından Faydalanmak: Göçmenlere hizmet sunan merkezlerin dil kursları ve sosyal gruplar gibi erişilebilir programlara katılmak toplumsal entegrasyonu kolaylaştırır.
Yalnızlık, bir noktaya kadar göçmenlik yolculuğunun kaçınılmaz bir parçası gibi görünse de, sosyal desteği artıracak adımlar atmak ve gerektiğinde profesyonel destek almak bu süreci bir uyum ve güçlenme deneyimine dönüştürebilir.
Duygu Cankaya Cadircioglu
Uzman Psikolog (TR)
Kaynaklar:
Ortiz Loaiza, P., Spitzer, D. L., & Zaky, R. (2024). Chapter 6. Loneliness Kills: Social Support and Social Interactions as Determinants of Aging Well and Inclusion Among Arabic- and Spanish-Speaking Senior Immigrants in Ottawa. In Intersections of Aging and Immigration: The Promise and Paradox of a Better Life. Toronto Metropolitan University Pressbooks.
Stick, M., Hou, F., & Kaida, L. (2021). Self-reported loneliness among recent immigrants, long-term immigrants, and Canadian-born individuals. Economic and Social Reports, Statistics Canada (Cat. No. 36-28-0001).
Su, C., Yang, L., Dong, L., & Zhang, W. (2022). The Psychological Well-Being of Older Chinese Immigrants in Canada amidst COVID-19: The Role of Loneliness, Social Support, and Acculturation. International Journal of Environmental Research and Public Health, 19(14), 8612.






